Category Belgesel

Sex Nasıl yapılır izle

Sex nedir ? Sex nasıl yapılır Sorusunu Bilmeyen Yoktur, elbetteki Bu tip Bilgilerini Pekiştirmek amacı ile hazırlanmış bu Belgesel tarzındaki filmimizi izlemeden geçmeyiniz..
Seksin yapılışı
1- Ön sevişme : Eşlerin birbirlerini cinsel birleşime ön sevişme ile hazırlaması gerekir. Hem erkek, hem bayan birbirlerini daha çok arzulamaları ve iki tarafında orgazm olabilmesi için ön sevişme çok önemlidir.
Seksin yapılışı öpüşmeyle başlamamalıdır. Öncelikle eşinizi kıyafetlerini çıkartmadan erkekleri tahrik etmenin yolları, kadınları tahrik etmenin yolları gibi konulardaki tahrik edici bölgelere yavaş şekillerde dokunularak eşinizin de o anki isteğini canlandırabilirsiniz.
Eşinizde mesajınızı aldıktan sonra öpüşmeye başlamanız çok daha doğru bir yaklaşım olur. Öpüşülürken dikkat edilmesi gerekenler ağız kokusu ve ter kokusudur. Eşlerinizi tahrik etmek ve orgazm olmak istiyorsanız bu konulara dikkat etmelisiniz. Yalnız bir araştırmaya göre seks yapılırken, seks yapan kişilerin birbirlerinin kötü kokularını o zevk anında alamadıkları gibi bir gerçekte söz konusudur fakat siz ne olur ne olmaz sağlığınıza her alanda dikkat etmelisiniz.
Öpüşürken dilinizi mutlaka kullanmalısınız ve ağzını sonuna kadar açmanız birbirinizi ne kadar çok arzuladığınızı gösterecektir. Duygusallık içinde gözlerini kapayan kişiler gerçekten o zevki o arzuyu yaşayan kişilerdir.
Bazı kişiler ise gözlerin açık olması gerektiğine inansalar da, seksin yapılışı gözler kapalı, kendinizi anın heyecanına kaptırarak daha çok orgazm olma şansınız artmaktadır.
Eşinizi ön sevişme esnasında yavaş yavaş soymalı ve soyarken vücudunda ufak dudak dokunuşları veya dilinizin ucuyla eşinizin vücuduna dokunmanız seksin yapılışı için güzel bir başlangıç olacaktır. Erkekler tam çıplaklıktan yana hiç olmamışlardır ve seks yaptığınız gecelere özel kıyafetler alarak erkeği tahrik etmenin yolları konusunda bir adım daha atmış olur ve size geri dönüşü de daha etkili olur.

Ön sevişme mutlaka uzun tutularak arzu arttırılmalı ve orgazm olamayan eşlerin çok daha kolay orgazm olmaları sağlanabilir.
2- Cinsel organlarla temas : Seksin yapılışı elbette ki erkeğin ve kadının cinsel organının birleşimiyle gerçekleşiyor fakat sevişirken eşler birbirlerinin cinsel organlarına fazla temas etmemeleri birbirlerini daha da çıldırtabilir. Erkeği yatakta çıldırtma yolları ve kadını yatakta çıldırtma yolları, seks anında temas etmek fakat süreyi kısa tutmaktan geçer.
Sevişme anında birbirinizin cinsel organını da birbirine değdirerek eşlerin birbirlerini daha fazla arzulaması sağlanabilir. Ayrıca yalnızca sevişirken de çeşitli pozisyonlara girilebilir. Seksin yapılışı, her çeşit yöntemler kullanılarak gerçekleşmelidir.
Bu evrede seksin yapılışı nefes kontrolüyle de eşlerin birbirlerini tahrik etmesi daha da zevk verici etkiye sahiptir.

3- Cinsel birleşim anı : Ön sevişme ve sevişme evrelerini tamamladıktan sonra orgazm olamayan kadınlar orgazm olacağından her iki tarafta emin olabilir. Cinsel birleşime ilk girileceği zaman Seksin Yapılışı kurallara dayanmaz ama daha yavaş gerçekleştirilirse orgazm olamayan kadın, daha da arzu duyar ve önsevişme etkisini gösterir.
Seks yapılırken aynı zamanda da eşler elleriyle veya dudaklarıyla boyun, kulak, göğüs gibi yerlerini de okşayarak, yada birbirlerine sıkı sıkı sarılarak birbirlerini daha fazla arzulayabilirler.
Yatakta pozisyon çokluğuna önem verin, oral sekste seksin yapılış şekli açısından önemli bir konudur fakat din açısından anal seks zevk verici olsa bile dinimiz açısından yasaklandığından ötürü seksin yapılış şekli konusunda olmaması gereken bir durumdur. Fakat bu konu eşlerin isteklerine bağlıdır.
Seksin yapılışı yalnızca yatak odasında gerçekleşecektir diye de bir durum söz konusu değildir hatta yatak odası dışında yapılan seks daha da etkili bir orgazm anı yaşatacağından emin olabilirsiniz.
Seksin yapılışı konusunda daha derin ayrıntılara girilebilir fakat şu an bu makalemizle yetinseniz bile seksin yapılışı konusunda ne kadar yol kat ettiğinizin farkına varacaksınızdır. Düzenli seksin yararları, seksin faydaları gibi konularda da sağlığınıza yarar sağlayacaksınız.
sex nasıl yapılır, sex nasil yapilir, anal sex nasıl yapılır, oral sex nasıl yapılır, en iyi sex nasıl yapılır

iyi seyirler

Earth: Making of A Planet izle

Devlerin yaşadığı zamanlara macera dolu unutulmaz bir yolculuk bu belgeselde ekranlara geliyor. Kurtlar kadar büyük akreplerin, kartal boyunda yusufçukların ve iki metrelik kırkayakların yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki eğreltiotu ormanlarında hüküm sürdüğü zamanları merak ediyor musunuz? Günlerin yalnızca altı saat sürdüğü yeni doğmuş bir gezegenin kavurucu sıcaklığında, erimiş kayalarla kaplı kaynayan bir küre düşünün. Daha sonra da, üç kilometre kalınlığındaki buz katmanlarının altına gömülmüş olan çorak bir gezegenin dondurucu iklimine meydan okuyun. Tüm bunlar bilim kurgunun ürettiği tuhaf sahneler değil, aksine gezegenimizin gerçek tarihine geri dönüp baktığımızda karşılaşacağımız gerçek olaylar."Dünya: Bir Gezegenin Öyküsü" (Earth: Making Of A Planet), toz taneciklerinin bir araya gelerek gezegenimizi oluşturduğu zamanlardan başlayarak, yüz milyonlarca yıl devam eden çalkantılı kavurucu sıcaklıkları, acımasız buzul çağını, Dünya'da meydana gelen en büyük kitlesel yok oluşu ve insanoğlunun yükselmeye başladığı dönemi kısaca Dünya'nın 4,5 milyar yıllık hikayesini anlatıyor. Muhteşem bilgisayar destekli görüntüler ve sürükleyici anlatımı ile gezegenimizin jeolojik tarihinin en ilgi çekici ve en hareketli anlarını daha önce görülmemiş bir şekilde izleyeceksiniz.
Yaklaşık beş milyar yıl önceki güneş sisteminde güzel mavi gezegenimiz henüz ortalıkta yoktu. Burada sadece yeni doğmuş bir yıldız olan ve toz bulutlarıyla çevrelenmiş güneşimiz bulunuyordu. Milyonlarca yıl boyunca, başı boş dolaşan kaya parçaları çekimin etkisiyle biraraya gelerek gezegenimizi de meydana getirdi. Ancak 4,5 milyar yıl önce gezegenimiz korunaklı bir yuvadan çok, adeta cehennem gibi görünüyordu. 1200C0 'yi aşan sıcaklığı ile henüz doğmuş olan Dünya, sıvılaşmış kaya ile kaplı kaynayan bir küreydi ve katı bir yüzeye sahip değildi.3,9 milyar yıl önce, güneş sisteminin oluşumundan artakalan parçalar, meteor yağmurları şeklinde Dünya'yı döverken yanlarında küçücük su damlaları da getirdiler. Gezegenimizin su sistemlerini oluşturacak olan bu olay, her yudumun, her birikintinin, okyanuslardaki her damla suyun aslında milyarlarca yıl yaşında olduğunun bir kanıtı... Canlıların yaşam kaynağı olan su Dünya'nın yüzeyini kaplayınca, gelecekte üzerinde yaşadığımız kıtalara dönüşecek olan adacıklar filizlenmeye başladı. Başka bir meteor yağmuru dalgası ise, karbonu ve su ile karışmış olan diğer yapıtaşlarını da beraberinde getirerek, en erken yaşam formlarının oluşmasına olanak tanıyan kompleks bir kimyasal kokteyl yarattı. Sonraki 300.000 yıl süresince ise, Dünya stromatolitlere ev sahipliği yaptı. Bu önemsiz gibi görünen bakteri son derece hayati bir elementi yani oksijeni üreterek yaşamın tarihinde çok önemli bir rol oynadı. Stromatolitler olmasaydı bugün Dünya'da yaşayan hiçbir canlı varolamazdı.."Dünya: Bir Gezegenin Öyküsü" (Earth: Making Of A Planet), gezegenimizde hayat ortaya çıkmaya başlayınca meydana gelen en hareketli olayları büyük bir ustalıkla gözler önüne seriyor. Bir milyar yıl önce büyük miktarda ısı, Dünya'nın eriyik halde bulunan çekirdeğinin dışına kaçınca, Rodinia olarak bilinen dev "tek kıta" parçalanarak dev bir volkanik etkinliğin tetiklenmesine sebep oldu. Bu parçalanmanın ardından, yaklaşık 600 milyon yıl önce atmosfere salınan karbondioksit, sera gazının gezegenin kayaları içinde hapsoldu. Bu durum sıcaklığın düşmesiyle sonuçlandı. Tüm gezegen üç metre kalınlığındaki buz katmanının altına gömüldü ve belki de en uzun ve en soğuk buzul çağı başladı. Bir zamanlar kaynayan bir küre olan Dünya artık donmuştu. Ardından volkanların ortaya çıkmasıyla, iklim sıcaklıkları eşitlendi ve yükselmeye başlayan sıcaklıklar buz tabakalarını ardı ardına eritmeye başladı. Sonunda hava, günümüzde saçın rengini açmak için de kullanılan kimyasal madde oksijen ile doldu.Bundan 600 milyon yıl önce, atmosferin daha sıcak ve günlerin yaklaşık 22 saat daha uzun olması Dünya'nın en hareketli dönemlerinden bir tanesini yaşamasını sağladı. Okyanuslarda yaşamın filizlenmesiyle, gezegenimizdeki tüm omurgalıların atası sayılabilecek pikaia isimli canlı hayat buldu. Boynunu kullanarak kendisini kaldırabilen, yüzgeçlerini bacak gibi kullanıp suyun dışına çıkabilen ve bu sayede yaşamı karaya getiren tiktaalik isimli tuhaf balığın ortaya çıkması için ise 225 milyon yıl daha geçmesi gerekti. Dinozorlar, kuşlar, memeliler, insanlar ve tüm dört ayaklı omurgalılar titaalik gibi canlılardan evrimleşmiştir."Dünya: Bir Gezegenin Öyküsü" (Earth: Making Of A Planet), 360 milyon yıl önce gezegenimizde dolaşan dev yaratıkların kayıp dünyasını gözler önüne seriyor. Bugün evlerimizde yaşayan ve önemsiz gördüğümüz sinir bozucu istilacıların atası kartal büyüklüğündeki yusufçuklar, kurt büyüklüğündeki akrepler ve iki metre uzunluğundaki kırkayaklardı. Ancak tüm bu yaratıkların oksijen zengini çevreleriyle kusursuz bir uyum içinde yaşadığını düşünürken, aslında tüm yeryüzünün yok olduğunu öğreniyoruz. 250 milyon yıl önce, Dünya'nın gördüğü en büyük kitlesel yok oluş sonunda canlı yaşamının toplam %95'i tükendi. Dünya neredeyse başladığı noktaya geri döndü ve cansız bir gezegen haline geldi.Gezegenimiz, yeryüzündeki tüm canlıların yok olmasından 50 milyon yıl sonra bir kutuptan diğer kutba uzanan Pangea isimli tek bir dev kıtaya dönüştü ve yeni canlı türleri ortaya çıktı. Bu yapım, 165 milyon yıl önce Dünya'ya hükmeden dinozorlar ichthyosaurslar ile 30 cm uzunluğunda dişleri ve büyük beyaz köpekbalıklarından sekiz kat daha güçlü olan çeneleriyle antik okyanusların en muhteşem avcıları olan pliosaurlara da yeniden canlandırmalar ile hayat veriyor.Ancak gezegendeki hiçbir şey mağlup edilemez değildir. Özellikle de Dünya'ya saatte 70.000 km hızla yaklaşan 10 km çapındaki bir asteroit karşısında... Bu çarpışma tüm Dünya'yı sonsuza dek değiştirdi. Asteroit çarptığında bile arka kenarının yüksekliği hala 10.000 metreye yani ticari havayollarının uçuş yaptığı yüksekliğe ulaşıyordu. Çarpışmanın ardından erimiş kayalardan yayılan toz ve duman kümeleri gezegeni sardı ve bitkiler ile onlarla karnını doyuran hayvanların tümü öldü."Dünya: Bir Gezegenin Öyküsü" (Earth: Making Of A Planet) evrimin 47 milyon yıllık geçmişine yolculuk ederek, daha önce gösterilenlerden farklı bir memeli olan Darwinius masillae'yi izleyicilerle tanıştırıyor. Fosil bulgular, bu yaratıkların maymunlara ve sonunda insanlara evrimleşmiş olabileceğini gösteriyor. 47 milyon yıl önce atmosfer bugünkü atmosfere son derece benziyordu ve bir gün, 24 saatten biraz daha az sürüyordu. Dünya'daki tektonik levhalar hareket etmeye devam etti ve Hindistan ile Asya levhaları devlerin mücadelesi haline dönüştü. Birbirini sıkıştıran iki dev levha eğildi ve okyanus tabanı, 2500 km'lik bir hat boyunca 8000 metre yukarı doğru bükülerek Himalayalar'ı meydana getirdi.20 milyon yıl önce tüm kıta ve okyanuslar bugün bildiğimiz yerlerindeydi ve Dünya'daki tek eksik insanlardı. Artık daha sıcak olan iklim, ilk maymunların doğal yaşam alanlarını yok etti ve yiyecek aramak için ormanlardan daha uzak yerlere gitmeye ihtiyaç duyan maymunlar ayağa kalkarak, iki ayak üzerinde yürümeyi öğrendiler. Bu, insanlık tarihindeki en önemli adımdı. Ta ki, 70.000 yıl önce homo sapienler Afrika'nın dışına ilk adımlarını atıp, tüm gezegene yayılana dek...Ancak, Dünya en az 4,5 milyar yıl daha yaşayacak ve gezegenimizin her evresine yaptığımız bu yolculuk hikayenin sadece yarısını oluşturuyor. Acaba bu hikayenin sonraki bölümünde, gezegenimizi ve içinde barındırdığı tüm canlıları neler bekliyor? Hepsi ve daha fazlası sadece National Geographic Channel'da...
iyi seyirler

Teldeki Adam izle

7 Ağustos, 1974’de, Philippe Petit isimli genç bir Fransız o zamanın en yüksek binaları olan New York şehrinin ikiz kuleleri arasında gerilmiş telin üzerine ilk adımını attı. Telin üzerinde yaklaşık bir saat dans ettikten sonra tutuklanıp psikolojik değerlendirmeden geçip kısa süre sonra salıverilmek üzere hapse atıldı. Petit, altı ay kulelerin hayalini kurmuş ve New York’ta geçirdiği sekiz ay boyunca da projeyi gerçekleştirmek için çalışmıştı.
Arkadaşları ve iş birlikçileriyle beraber, Petit inanılmaz engeller aştı: İkiz kulelerin güvenliğinden geçmek; üzerinde yürüyeceği teli ve ipi germek için gerekli eşyaları binaya sokmak; teli iki çatıya ulaştırmak; kulelerin sallanma oranı ve rüzgarın gücünü hesaplayarak teli germek. Petit ve ona yardım eden arkadaşlarının anlatımları ile “yüzyılın sanatsal suçu”nu bize tüm heyecanıyla aktarıyor.iyi seyirler

Kurtuluş ya da Yokoluş Belgeseli izle

Venüs Projesi, Jacque Fresco'nun gelecekle ilgili planlarını gerçekleştirmek amacıyla kurduğu bir organizasyon. Bir web site aracılığıyla yayınladığı video ve belgelerle,toplumu geliştirmek ve daha ileri taşımak amacıyla Kaynak Bazlı Ekonomi' ye geçmenin; yenilenebilir şehirlerin, enerji etkinliğinin, doğal kaynak yönetiminin ve gelişmiş otomasyonun önemini topluma sağlayacağı faydaya odaklanarak açıkladığı bir organizasyondur. Bu organizasyon, Jacque Frescove, Roxanne Meadows tarafından 1995 yılında başlatıldı. Jacque Fresco'nun hayatının ve çalışmalarının anlatıldığı Planlı Gelecek Future by Design 2006 yılında yayınlandı. Venüs Projesi'ne isim kaynağı olan Venüs, Florida'da Okeechobee Gölü yakınlarında 85.000 m2 alana sahip bir araştırma merkezidir.
Venüs projesi yoksulluğun, kıtlığın, toplumdaki her türlü yozlaşmanın, suçun, ve savaşların nedeninin, günümüz dünyasının toplumun yararına olan teknolojik gelişmeleri bilinçli bir şekilde yavaşlatan kar bazlı ekonomik sistem olduğu düşüncesiyle kuruldu. Jacque Fresqo, kar bazlı ekonomik sistem tarafından teknolojinin gelişiminde kasıtlı olarak yaratılan yavaşlamanın, "karlılık"tan kurtarıldığında daha fazla insan için daha çok kaynak bolluğu ve buna bağlı olarak daha fazla ürün sağlayacağı ve kıtlık, yoksulluk ve açlığı ortadan kaldıracağı teorisini geliştirdi. Bu yeni keşfedilmiş kaynak bolluğu, insanların bencillik, yozlaşma ve açgözlülüğe olan eğilimini azaltacak ve birbirlerine güvenme eğilimini aşılayacaktır. Fresqo'ya göre, parasal ekonomik sistem ve onun sonucunda ortaya çıkan emek ve rakabet gibi süreçlerin insanları gerçek potansiyellerini ortaya koymaktan alıkoyarak toplumu geriletmektedir.

Afrika Kedileri izle

Vahşi topraklarda geçen ve gerçek bir hikâye olan Afrika Kedileri, Savana’nın görkemli krallarının, gerçek yaşam sevgisini, neşesini ve azmini anlatıyor. Anlatıcılığını Samuel L. Jackson’ın üstlendiği hikâyenin ana karakterleri; sevimli yavru aslan Mara; yeni doğmuş beş afacan yavrunun annesi ve korkusuz bir çita olan Sita; ailesini rakip bir aslandan ve onun oğullarından korumak zorunda olan Fang’den oluşuyor.

Whitney izle

Oscar ödüllü yönetmen Kevin Macdonald'ın dünya prömiyerini Cannes Film Festivali'nde yapan belgesel filmi Whitney, müzik tarihinin en güçlü seslerinden biri olan Grammy ödüllü Whitney Houston'ın geçmişini ve bir star olmaya uzanan ilginç hayatını masaya yatırıyor. Dünyanın en çok ödül kazanan şarkıcısı olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na geçen Houston'ın beklenmedik bir şekilde, adım adım düşüşü ve nihayetinde 2012 yılındaki ölümüyle sonuçlanan trajik hikayesi, ilk defa bütün detaylarıyla anlatılıyor. Film, özel kayıtları, ünlü şarkıcının yakınları ile yapılan röportajları ve daha önce hiç görülmemiş arşiv görüntülerini de içeriyor.iyi seyirler

Afrika’nın Yaşam Vahası izle

Çölde gerçektende bir vaha bulunabilir mi... Kalahari çölünde yaşam kaynağı bir vaha gizlidir. Tüm Afrika’da bu zengin alanın bir eşine daha rastlamak imkansızdır. National Geographic bu belgeselde Afrika’da ateş ve sudan doğan heyecan verici bir yaşam alanını sizlere sunuyor.iyi seyirler

Life According to Sam izle

Life According to Sam' bir ailenin biricik oğullarını nadir ve ölümcül bir hastalık olan Progeria (Erken Yaşlanma)'dan korumak için yaptıkları cesur mücadeleyi anlatmaktadır. Hiç bir tedavisi ve çaresi olmayan Progeria'nın ortalama ölüm yaş oratalaması 13'tür. İki yaşında teşhisi koyulan Sam şuan 16 yaşındadır. Hatalı genlerin belirlenmesi tedaviye dönük ilaç denemelerinin anlatılmakta.iyi seyirler